|
CE Belgelendirmesi artık Avrupa’ya mal satan ihracatçılarımız kadar iç piyasaya mal satan firmalarımızı da yakından ilgilendiren bir konu. Çünkü bazı ürünlerin CE markalı olarak satışı Türkiye’de de yasal bir zorunluluk haline getirildi. Ben bu yazımda CE belgesinin nereden ve nasıl alındığı üzerinde değil CE’nin tarihçesi hakkında bilgiler vermek istiyorum. Bilindiği gibi Avrupa Birliğinin temelinde mal ve hizmetlerin serbestçe dolaşımı fikri vardır. Bu çerçevede Avrupa Birliği, başlangıçta “Avrupa Ekonomik Topluluğu” şeklinde amorf bir topluluk olarak doğmuştur. Parlamentosu, bakanları, anayasası vs. sonradan geliştirilen kavram ve uygulamalardır. Mal ve hizmetler (ve tabii sermaye) birlik içinde serbestçe dolaşmaya başladığında her ülke diğer ülkelerde bazı problemlerle karşılaşmaya başlamıştı. Bu problemlerin başında da standart uygulamalarının uyumsuzluğu geliyordu. Yani diyelim Alman bir firma İngiltere’ye mal satmak istediğinde mallarının İngiliz standardında olması zorunluluğu ile karşılaşıyordu. Mal ve hizmetin o standarda uydurulması zaman ve maliyet unsuru yarattığından, bu durum ticaretin akışını engelliyor ve istenen sonuç, yani ticaretin serbestleştirilmesi gerçekleştirilemiyordu. Buradan yola çıkılarak standartların harmonize edilmesinin yararlı olacağı düşünüldü. Yani her ülkenin milli standartlarının yanında hiç olmazsa bazı ürünlerde aynı standartların uygulanması sağlanacaktı. Bu yönde atılan adımlar sonunda, ortaya, “yeni yaklaşım direktifleri” denilen bir uygulama çıktı. Yapılacak şeyin temel fikriyatı da bu çalışmayla geliştirildi. “Yeni yaklaşım direktifleri” yani uygulanacak standartlar tüketiciyi, çevreyi, sağlığı ve güvenliği hedefleyecekti. “Community Europanne” adı verilen ve bunun baş harfleriyle özetlenen CE markalandırması böylece ortaya çıkmış oldu. Doğal olarak bunun bütün mallara ve hizmetlere hemen uygulanması mümkün olmadığından bazı temel ürünler üzerinden yola çıkıldı. Bu temel ürünler tüketiciyi, çevreyi en fazla tehdit etmesi ihtimali olan ürünlerdi. Yine doğal olarak belirlenen ürünlerin aynı standartlara kavuşturulması hayli zaman alacak çalışmalardı. Bu çalışmalar için Avrupa Konseyi görev alıp direktifleri yayınlamaya başladı. Bu çevrede peş peşe yeni ürünler kapsam içine dahil edilerek 21 kalem üründe CE belgelendirmesi zorunlu hale getirildi. Bu mallar tahmin edebileceğiniz gibi öncelikli olarak makine , tıbbi cihazlar , elektromanyetik araçlar , oyuncaklar, basınçlı kaplar, patlayıcı maddeler vb. gibi kamu sağlığını yakından ilgilendiren ürünler arasından seçildi. Bu seçimden sonra ülkelere standartlara geçiş süreleri tanındı. Bahsi geçen geçiş süreleri çoktan bitmiş durumdadır ve artık anılan ürünlerde CE belgelendirmesi zorunludur. Türkiye ise Avrupa Birliği macerasının ve Avrupa’yla ticaretinin zorunlu bir sonucu olarak bu uygulamayı benimsemiş durumdadır. Başlangıçta Türkiye’de yasal bir zorunluluk yoktu. Ama geçen yılın sonundan itibaren CE belgelendirmesi iç piyasa açısından da zorunlu hale getirilmiş bir uygulamadır. Son olarak şunu belirtmekte yarar var : CE belgelendirmesi bir takım teknik zorunluluklar getirdiğinden bunların bu nitelikleri taşıyıp taşımadığının tespiti bir takım özel ve resmi kurumların test ve denetimlerine verildi. Avrupa Konseyi tarafından belirlenen bu kurumlara “Notified Body” adı verildi. Akredite olan bu kuruluşlar bu işleri yapmaya yetkilendirilmiş kurumlardır. Bunlara örnek vermek gerekirse TÜV,KEMA gibi kuruluşlardır. Şu an Türkiye’de akredite edilmiş üç kuruluş bulunmaktadır. Türk Loydu Basınçlı Kaplarda, TSE Asansörde, Çimento Müstahsilleri inşaat malzemelerinde yetkilendirilmiş kuruluşlardır. Av.Birant Esinoğlu
This e-mail address is being protected from spam bots, you need JavaScript enabled to view it
|