shadow_left
Logo
 
Anasayfa arrow Makaleler arrow İŞ DÜNYASINDA KAZANDIR-KAZAN İLKESİ
 
Shadow_R
 

Anasayfa
Haberler
Buluşlar, Buluşçular
Teknoloji Projeleri
Bilgi Platformu
Beyin Makinası
Makaleler
Koruma-Takip Sistemi
Basında Biz
Şubelerimiz



Hızır Patent Servisi
Müşteri İletişim Formu
Hizmet Talep Formu
Online Araştırma Formu
Stratejik Ortaklarımız
 
TELİF HAKLARI
 
İŞ DÜNYASINDA KAZANDIR-KAZAN İLKESİ PDF Print E-mail

 İş yaşamında bu ilkenin optimal olduğunu kanıtlaması nedeniyle John Nash’e  yıllar önce Nobel  ödülü verilmişti.  John Nash insan davranışlarını oyunlarla açıklama yöntemine yeni katkılar yaptı ve “kendinden önceki oyunlarda kısır bir döngü gibi uzayıp giden fikir yürütme biçimini, ..bir döngü olmaktan çıkarıp bir kare, bir matriks gibi düşünmeyi önerdi. Nash’ın önerisi şuydu: 1-Bütün oyuncuların kendine göre en yüksek kazancı getirecek bir stratejisi vardır. 2-Fakat bu ‘baskın-dominant strateji’ oyundaki yegane oyuncu  o olmadığı için uygulanamaz. 3-Bundan dolayı bir ‘denge’ durumuna razı olunur.”

                  Nash dengesini en iyi aşağıdaki oyun biçimi açıklayabilir: bir suçtan dolayı tutuklandınız. Fakat suçu üzerinize alabilir veya almayabilirsiniz. O sırada en iyi arkadaşınız farklı bir hücrede hapsedilmiştir. Arkadaşınızla görüşme, buluşma konuşma şansı da kesinlikle verilmemektedir. Elinde hiçbir kanıtı olmayan bir hapishane görevlisi alaycı-küçümser bir ifade ile size şunu söyler : -İkinizden biriniz suçu itiraf etmezseniz, ikinizde  iki yıl hapis yatacaksınız. Sadece sen itiraf edersen, sen serbest kalacak, fakat arkadaşın 12 yıl hapis yatacak. Bunun terside geçerli. İkinizde itiraf ederseniz, ikinizde 4 yıl hapis yatacaksınız. Ne yaparsınız ve arkadaşınız ne yapabilir? Bu ikilem dilemma oyun teorisinin çekirdeğini oluşturur. Bu yanıltıma, paradoksa  çözüm nasıl sağlanabilir? Nash dengesine göre, sadece oyunun kurallarının değiştirilmesi iki mahkumunda hapishaneden erken çıkmasını sağlayabilir. Bu kuralın değiştirilmesi ise sadece iki mahkumun işbirliğine izin verilmesidir. İşbirliğinin sonucunda, iki mahkumda ortak çıkarlarının ikisinin de suçu itiraf etmemesinde olduğu ortaya çıkar. İşbirliği bu oyunda cezayı her ikisi içinde azaltmıştır. Gerçek hayatta da buna benzer durumlar yaşanmakta, azalan cezanın yerini büyüyen, paylaşılan pasta dilimleri almaktadır. Bu oyunu ve değişen kuralları aklımızda tutarak aşağıdakileri değerlendirmeye çalıştığımızda, konunun anlaşılması kolaylaşacaktır.

                  Zaman boyutunda rasyonel, optimal, en iyi strateji iki tarafında kazandır-kazan stratejisi ile düşüncelerine, hayat tarzlarına, çalışmalarına yön vermesi ile mümkün olabilir. Bu iki taraf bir firmada kimler olabilir? * Firma içinde tedarikçi-müşteri ilişkisi. * Dış tedarikçi-firma.  * Firma-müşteri. * Firmada tüm çalışanlar ile herhangi bir birim.

                  Stephan Covey kazandır-kazan alışkanlığını şu şekilde tanımlamıştır; “Kazandır- kazanı düşünmek aklın bir durumudur; kalpten müşterek faydayı aramaktır ve bütün ilişkilerde müşterek saygıya dayanır. Kıtlık ve karşılıklı rekabet yerine , sürekli büyüyen pasta dilimlerinin olduğu, bolluk-bereket olduğu tarzında düşünmedir. Gerçekte de sonuçta bu durum ortaya çıkar. Bencilce (Kazan-Kaybettir) veya (kaybet-kazan) düşünme veya yaşam şekli, sonuçları negatif olan bir yaşam, düşünce şeklidir. Kazandır-kazan düşüncesi çatışmaların giderilmesine sebep olduğu gibi, bireylerin müşterek faydalar ve çözümler aramalarına da sebep olur. Kazandır-kazan bilgi paylaşımı, güç , saygı ve ödüldür.

                  Kazandır-kazan bütün etkileşimlerde sürekli müşterek faydayı arayan bir düşünce şeklidir. Kazandır-kazanın anlamı anlaşmaların veya çözümlerin müşterek fayda sağlaması ve müşterek olarak herkesi tatmin etmesidir. Kazandır-kazan çözümleriyle, tüm taraflar karardan, uygulamadan memnun kalırlar ve iş planına, işe, işyerine kendilerini adarlar. Kazandır-kazan anlayışı bir grubun diğer gruplarla ilişkilerini her alanda geliştirir. Bu anlayış rekabetçi oyun alanlarından çekilerek, yardımlaşmacı oyun alanlarında ilişkileri geliştirmenin hedeflenmesini sağlar. Kazandır-Kazan paylaşımcılığın herkese katkı sağlayacağı anlayışına gerçeğine dayanır.”

                  Kazandır-kazan düşüncesi takım çalışması oluştururken, kazan-kaybet düşüncesi, hareket tarzı rakiplik oluşturur. “(R.Vercan)

                  R.Vercan’ın çalışmasından aktardığım açıklamalara aynen katılıyorum. Aşırı bir rekabet ortamında ayakta kalabilmenin temel yaklaşımlarından birisi çevrenizde sinerji oluşturmuş ilişkiler ağı yaratabilmektir. Bunu yapabilmek için kazandır-kazan ilkesinden başkası işe yaramaz.

                  Haftaya buluşmak dileğiyle…                                              

                  Av.Birant Esinoğlu

 

 
< Prev   Next >