shadow_left
Logo
 
Anasayfa arrow Makaleler arrow SESSİZ BİR DÖNÜŞÜM
 
Shadow_R
 

Anasayfa
Haberler
Buluşlar, Buluşçular
Teknoloji Projeleri
Bilgi Platformu
Beyin Makinası
Makaleler
Koruma-Takip Sistemi
Basında Biz
Şubelerimiz



Hızır Patent Servisi
Müşteri İletişim Formu
Hizmet Talep Formu
Online Araştırma Formu
Stratejik Ortaklarımız
 
TELİF HAKLARI
 
SESSİZ BİR DÖNÜŞÜM PDF Print E-mail

Türkiye ekonomisi son 50 yıl içinde montaj ve taklit ekonomisi olarak faaliyet gösterdi. Küçük atölye faaliyeti olarak başlayan sanayileşme, genel olarak batılı ülkelerin teknolojisini olduğu gibi alıp kullanmak  şeklinde gelişti. Batıda üretilmiş makinadan bir numune alıp onu parçalayıp, inceleyip aynısını yapmak sanayinin temel davranış biçimiydi.  Gelişmemiş bir ekonomide başlangıçta buna izin vermek teknolojik bilginin yaygınlaşması ve bir temel atmak bakımından kaçınılmaz bir uygulamadır. Yani Türkiye başlangıçta sanayisinin gelişmesi için taklit ekonomisine izin vermek zorundaydı. Bu yüzden Osmanlıdan kalma İhtira Beraatı yasası 1995 yılına kadar yürürlükte kaldı.

                              Bir sanayinin gelişmesi bakımından taklide izin vermek politikası ilanihaye sürdürülemez. Gelişimin başlangıcında yararlı olan bu uygulama, bir noktadan sonra bizatihi o sanayinin çöküşüne yol açar.  Hazır olanı yapmaya alışmış bir sanayinin teknolojiyi geliştirmek ve yenilikler yaratmak için hiçbir nedeni yoktur.  Bu yüzden gelişime kaynaklık eden taklit, bir noktadan sonra gerilemenin ve çöküşün nedeni olur. Türkiye sanayisinin gelişimi bakımından taklit ekonomisi olmak mecburiyetini aşmıştır. Hatta bu noktayı aşalı çok olmuş ve taklidi yasaklamak bakımından gecikmiştir. Gecikmeye rağmen 1995 yılından beri patent yasalarını çıkarmak suretiyle yeni bir yola girmiş bulunuyor.

                              Patent yasalarının çıkarılması, bir ekonominin, sanayinin dönüşüme uğratılması demektir.   Bu dönüşüm Türkiye’de 7-8 yıldır başlamış bulunmaktadır.  Fakat bu dönüşümün etkileri  henüz tam olarak hissedilmemektedir. Batılı ülkelerde 100 yıldır uygulanan  bir sistemin hemen birkaç yılda etkisini göstermesini beklememek gerekir. Ama Enstitüsüyle, patent ve marka vekilleriyle, özel mahkemeleriyle Türkiye ekonomisini taklitten kurtaracak yeni bir sistem ortaya çıkmış ve çalışmaya başlamıştır. Yazının başlığının “sessiz bir dönüşüm” olarak nitelendirilmesinin nedeni budur. Türkiye artık geri dönüşü olmayan yeni bir yola girmiş ve ilerlemektedir. Bu dönüşüm, sanayi ve teknolojimizi yeni bir kaliteye sıçratacak ve bunun sonucu olarak da batıda olduğu gibi bir refah toplumu olmaya doğru evrilecektir.

                              Bu yeni yolda  herkesi yeni görevler beklemektedir. Bu görevlerin en önemlisi  hemen herkesin yeniden eğitilmesinin gerekliliğidir. Mahkemelerden, patent ve marka vekillerine, sanayicilerden, işletmelerde görev yapan tüm personele kadar hemen herkesin   bu konuda bilinçlendirilmeye ihtiyacı vardır. Konu engin bir deryadır. Batılı ülkelerin pratiğiyle 100-200 yıllık birikimi vardır. Bu birikimin bugünden yarına aktarılması ve hazmedilmesi kolay değildir. Bu yüzden başlangıçta bilinçsizlikten kaynaklanan hatalar yapılması normal karşılanmalıdır.

                              Sanayicilerimiz açısından konuyla ilk yüz yüze geldikleri kişiler patent ve marka vekilleri ve avukatlardır. Hatayı en aza indirmek için sanayicilerimize iyi organize olmuş, konuyla spesifik olarak ilgilenen kuruluşlarla iş  yapmalarını öneririm. Çünkü bu alandaki bilgi uzmanlık gerektiren özel bir bilgidir. Bu işi herkesin yapabileceğini düşünmek hata olacaktır.

 
< Prev   Next >