shadow_left
Logo
 
Anasayfa arrow Blog arrow İHTİSAS MAHKEMELERİ VE BİLİRKİŞİLİK KURUMU
 
Shadow_R
 

Anasayfa
Haberler
Buluşlar, Buluşçular
Teknoloji Projeleri
Bilgi Platformu
Beyin Makinası
Makaleler
Koruma-Takip Sistemi
Basında Biz
Şubelerimiz



Hızır Patent Servisi
Müşteri İletişim Formu
Hizmet Talep Formu
Online Araştırma Formu
Stratejik Ortaklarımız
 
TELİF HAKLARI
 
İHTİSAS MAHKEMELERİ VE BİLİRKİŞİLİK KURUMU PDF Print E-mail

Birçok iş adamımızın “bizde patent kanunları var ama işe yaramıyor, çünkü mahkemeler işlemiyor” diye şikayet ettiklerini sık sık duymuşumdur. Ülkemizde mahkemelerin yavaş işlediği, usulün ve günlük uygulamaların uzun yargılama süreçlerine yol açtığı doğrudur. Özel ihtisas isteyen, haksız rekabet konusu olduğu için hızlı işlemesi gereken patent hukuku sözkonusu olduğunda bu şikayetler daha bir önem kazanmaktadır.  Gerçektende eğer bir taklit olayında yargı hızlı ve etkin bir şekilde müdahale etmezse atı alan üsküdarı geçecek, taklitçi amacına ulaşmış olacaktır.

Neyseki, kanun koyucu bu hususu dikkate almış ve uygun düzenlemeler yapmış bulunmaktadır. Bu düzenlemeler bir değil birden fazladır. Bunların başında 4128 sayılı kanunla getirilen ve suçlara anında müdahaleyi zorunlu kılan maddeler vardır. Markalar kararnamesinde 61’nci, Tasarım kararnamesinde 48’nci, Patent kararnamesinde 71’nci maddeler taklit olayını hem suç,  hemde “acil ve acele işlerden” sayarak anında müdahale edilmesini sağlamaktadır. Bu çerçevede savcılar bir ön incelemeden sonra konuyu kolluk kuvvetlerine göndermekte birkaç gün hatta birkaç saat içinde taklit mallara, bunların yapımında kullanılan alet ve edavata el koyulabilmektedir. Hızlı ve etkin düzenlemelerin birincisi budur.

İkinci ve diğer önemli düzenleme yargılama safhasında ortaya çıkmaktadır. Patent mevzuatı buna ilişkin konuların ihtisas mahkemelerinde görüleceği hükmünü amirdir. Bu hüküm gereğince Türkiye’nin heryerinde ihtisas mahkemeleri kurulacaktır. Fakat ülkemizdeki hakim açığı nedeniyle şu an için sadece İstanbulda ihtisas mahkemeleri kurulabilmiştir. Artık İstanbul belediye sınırları içinde olmak kaydıyla tüm davalar, biri Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, diğeri Fikri ve Sınai Haklar Ceza mahkemesi adını taşıyan mahkemelerde görülmektedir. Diğer illerde ise ihtisas mahkemeleri kuruluncaya kadar Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından görevlendirilen mahkemeler ihtisas mahkemeleri olarak görev yapmaktadırlar.

            Bu mahkemelerdeki davalara gelince;  henüz istenilen düzeyde etkin ve hızlı olduklarını söylemek pek mümkün değildir. Çünkü patent hukuku yeni olup, gerek yargıçların, gerek bilirkişilerin, gerekse avukatların  etkin düzeye gelmeleri için yeterli süre geçmemiştir. Bilgi düzeyi, içtihat birikimi hızlı sonuç almak için henüz yeterli değildir. Davalar çoğunlukla konunun uzmanlık gerektirmesi nedeniyle bilirkişi görüşleri doğrultusunda sona ermektedir. Bu nedenle bilirkişilerin gerçekten uzman olmaları şarttır. Oysa mahkemelerde bu konuda yeterli titizliğin gösterildiğini söylemek şu an için mümkün değildir. Öyleki tekstil tasarımı ile ilgili bir konuda bir inşaat mühendisinden, üstelik marka ve patent vekili olmayan bir kişiden bile rapor alındığına şahit olunabilmektedir.  Bazı bilirkişilerin kararnameleri okuyup okumadıkları , okudularsa anlayıp anlamadıkları bile meçhuldür.

            Bu nedenle son derece önemli sonuçlar doğuran bilirkişilik müessesesinin patent hukuku alanında yeniden gözden geçirilmesi  zorunludur. Bilirkişiler Patent ve Marka vekili olan mühendis ve hukukçular arasından seçilmedikçe daha uzunca bir süre sıkıntı yaşayacağımız bellidir. Fakat Türkiye patent hukuku alanında ciddi ve önemli bir yola girmiştir. Bu tür sorunların kısa zamanda çözüleceğini  ve haksız rekabeti önlemede umud edilen raya gireceğimizi görebiliyorum.  Şu an için ulaşılan nokta bile bu alanda devrim sayılır.

            Haftaya buluşmak dileğiyle...

                                                                                                          

 

Av.Birant ESİNOĞLU

 
< Prev   Next >