|
Marka Tescilinde adet olarak Türkiye son yıllarda rekor üstüne rekor kırıyor. Bu marka tescil çılgınlığının acaba sebebi nedir? Bir çok sebep sayılabilir fakat sanırım en önemlisi global pazarda marka olmanın öneminin giderek daha çok anlaşılması. Marka ticaret hayatında ciddi bir sermayedir. Bu sermayenin korunması için tescil edilmesinden daha doğal bir şey yoktur. Fakat az bilinen şey, marka tescilinin hangi sonuçlar doğurduğudur. Hala bir çok işletme sahibi markayı kimsenin taklit edemeyeceğinden, edilirse kendisinin sorunu çözeceğinden söz edebilmektedir. Oysa Türkiye’de yürürlükte olan yasa marka tescil sahibine kesin ve etkili haklar vermektedir. Üstelik devletin gücünü de bu tescilli markanın arkasına koymakta, ortaya çıkacak sorunlarda tescili öne almaktadır. Marka Tescili marka sahibine hangi hakları sağlamaktadır? Maddeler halinde sayalım: 1-Markalı ürünün üretilmesini yasaklama hakkı. 2- Satışını, ithalini ve ihracını, ticari olarak elde bulundurmayı yasaklama hakkı. Bu haklar marka sahibi tarafından nasıl kullanılmaktadır? Bu haklar iki ayrı hukuki uygulama ile kullanılmaktadır. Birincisi cezai müeyyideler, İkincisi hukuki müeyyideler. Bu iki uygulamanın ne olduğunu biraz açalım. Cezai müeyyideler markanın izinsiz kullanımının yol açtığı cezaları içerir. Bunlar ; 2 yıldan 4 yıla kadar hapis, 30 milyar para cezası, 1 yıl işyeri kapatma ile taklit mallara el konulmasıdır. Hukuki müeyyideler ise; taklitçinin markayı izinsiz kullanımından kaynaklanan haksız kazancının geri ödettirilmesidir. Bu davaya maddi ve manevi tazminat davası da diyebiliriz. Marka sahibi haksız yere markayı kullanandan tazminatı 3’lü bir seçenek yoluyla ister: 1-Taklitçinin taklidi olmasaydı hak sahibi ne kazanacaksa onu, veya 2-Taklitçinin taklit etmek suretiyle elde ettiği kazanç ne ise onu, veya 3- Eğer marka sahibi lisans verseydi ne bedel alacaktıysa onu isteyebilir. Bu haklar yani cezai ve hukuki hakların her ikisi birden aynı anda kullanılabilir. Uygulamada daha çok savcıya şikayet yoluyla harekete geçilmekte, taklit malların polis marifetiyle toplatılması ile başlanmaktadır. Bu işlem birkaç gün içinde gerçekleşmekte ve birkaç ay içinde de ceza davası açılmaktadır. Tazminat davaları artık dört büyük ilimizde çalışmakta olan Fikri ve Sınai Haklar mahkemesinde açılan davalarla yürütülmektedir. Uygulamanın özellikle cezai yönünün son derece hızlı ve etkin olduğunu söyleyebiliriz. Av.Birant Esinoğlu
This e-mail address is being protected from spam bots, you need JavaScript enabled to view it
|