shadow_left
Logo
 
Anasayfa arrow Makaleler arrow GİRİŞİMCİLİK
 
Shadow_R
 

Anasayfa
Haberler
Buluşlar, Buluşçular
Teknoloji Projeleri
Bilgi Platformu
Beyin Makinası
Makaleler
Koruma-Takip Sistemi
Basında Biz
Şubelerimiz



Hızır Patent Servisi
Müşteri İletişim Formu
Hizmet Talep Formu
Online Araştırma Formu
Stratejik Ortaklarımız
 
TELİF HAKLARI
 
GİRİŞİMCİLİK PDF Print E-mail

Ülkemizde herhangi bir işyerinde halihazırda çalışmakta olan onlarca, yüzlerce insanın tek bir hayali vardır: kendi işinin sahibi olmak. Bir iş disiplini içinde, başkalarının emir ve talimatlarıyla çalışmak yerine, kendi işini kurduğunda rahat bir çalışma düzenine kavuşacağını, elinde biraz sermaye olsa büyük işler başaracağını düşünen insanlarımızın sayısı az değildir. Bu istek doğal bir istektir. Şu an faaliyette bulunan başarılı bir çok işletmenin sahibi bir zamanlar bir yerlerde çalışmış, oralarda iş öğrenmiş kişilerdir. Bunların yaptığı şey, yani serbest hayata atılıp, kendi adına   yeni bir iş kurmaya kalkışmanın adı girişimciliktir.

                  Hemen herkes girişimci olmaya aday olduğuna göre, girişimciliğin nasıl bir şey olduğunu, herkesin girişimci olup olamayacağını, girişimciliğin nasıl bir şey olduğunu tartışmak hemen herkes için yararlı bir tartışma  olacaktır.

                  Girişimciliği öncelikle “teknisyenlikten” ayırt ederek işe başlamak gerekir. Bununla şunu kastediyorum: bir işletmede çalışan,  işleri çok iyi öğrenmiş ve çok iyi yapan kişiler vardır. Bunlar o işletmenin “teknisyenleri”dir. Halihazırdaki işletmede çok iyi bir yer elde etmiş olan bu  kişiler,  bir süre sonra şöyle düşünmeye başlarlar: bu işi neden başkası için yapayım? İşi çok iyi bildiğime göre bunu neden kendi adıma yapmayayım? Bu kişiler, “Biraz sermaye bulursam işi yapmamam için hiçbir sebep yok! “ diye düşünmeye başlarlar.  Oysa bir işi iyi yapmakla o işi kurup yürütmek bambaşka şeylerdir.  Teknisyenlik bu anlamda işi bilmektir. Elbette hiç kimse bilmediği bir işi yapmaya kalkışmamalıdır. Bu türden girişimciliklerin hüsranla sonuçlandığını herkes bilir. Fakat bir işi iyi bilmek onu bir işletme olarak kurup yürütmekle aynı  şey midir? Kesinlikle hayır. Nedeni açıktır: bir işletmenin birkaç boyutlu özellikleri vardır: Birincisi her şeyden önce girişimci işletmenin, daha doğrusu işletme sahibinin işi yapmaktan öteye uzanan hayalleri vardır. Girişimcilik bir hayalinden peşinden koşmaktır, bir vizyondur. “Teknisyenler” çoğu kez bu hayallerden ve bu vizyondan yoksundurlar. Bir işi iyi yapabilmeyi bir işletme için yeterli saymak gibi bir yanılgı içindedirler. Oysa girişimcilik her şeyden önce lider olma özellikleri gerektiren bir iştir.         

                                             

                  Olayın bir başka boyutunda  girişimcinin iyi bir organizatör, iyi bir insan kaynakları uzmanı olması gerekir. “Teknisyenler” işi iyi yapmayı bilebilirler ama insanları organize etmek ve yönetmek konusunda ciddi eksikleri olduğunu fark etmezler. Hiçbir iş tek başına yapılmakla bir yere gelmeyeceğine göre girişimcinin hayalini ve vizyonunu başkalarına da kabul ettirmeyi bilmesi, onları bu amaç etrafında organize etmeyi bilmesi  gerekir.

 

                  Teknisyenlerin bir başka yanılgısı, girişimcinin daha az çalışacağı ve rahat edeceği şeklindeki yanılgıdır.  Tam tersine, girişimci yüksek enerjiye sahip, çok uzun saatler boyunca çalışabilecek, sağlıklı bir yapıya sahip olmalıdır. Bir “teknisyen” girişimciliğe kalkışınca eskisinden on kat fazla çalışacağını iyi bilmelidir. Girişimci düzenli, disiplinli olmalı ama her şeyden önce risk almayı bilen bir kişi olmalıdır. Girişimciliğin temel unsurlarından biri olan “risk alma” teknisyenlerin çoğunda bulunmayan bir özelliktir.

                  Girişimcinin hayali piyasa koşullarına da uymalı, rekabetçi özellikler taşımalıdır. En iyisi piyasada az bulunan hatta hiç bulunmayan yeni bir mal veya hizmetle  piyasaya girmelidir. 

                  Girişimcinin işi iyi bilmesi, paranın idaresini ve pazarlamanın gereklerini bilmesini de içirmelidir.   Bunlar konusunda hata yapan girişimci yolun başında hüsrana uğrar. Para kazansa bile bu paranın çar çur olma ihtimali yüksektir. Pazarlama ise konunun bambaşka bir boyutudur. Siz ne kadar iyi mal veya hizmet üretirseniz üretin bundan kimsenin haberi yoksa bir yere varamazsınız. Bu nedenle girişimci aynı zamanda iyi bir pazarlamacıda olmak zorundadır.

                  Konu çok daha geniş olmasına karşın yerim olmadığından bugünlük bu kadar. Haftaya buluşmak dileğiyle.

                  Av.Birant Esinoğlu

 
< Prev   Next >