|
Yaşam kalitesinin yükselmesi hayatın her alanında kaliteden bahsetmemize yol açıyor. Kalite sözcüğü öyle bir hale geldi ki neredeyse kaliteyle yatıp,kaliteyle kalkıyoruz.Televizyon reklamlarında da sürekli kaliteyi ön plana çıkaran reklamlar yer aldığından neredeyse kalite bombardımanı altında bulunuyoruz. Müşteri olan bizler, bu reklamlardaki vaadlerden ve sıkça geçen kalite kelimesinden pek bir şey anlamasak da bu soyut kelimelerden hoşlanmaktayız.Peki nedir kalite? Kaliteli ürün müdür,kalite süreç midir,sonuç mudur yada imaj mıdır? Bir defa kalite genellikle ürünün kalitesi olarak anlaşılıyor.Bir müşteri için almış olduğu hizmet veya almış olduğu ürün iyiyse kaliteli ürün olarak algılanıyor.Oysa ürün,hizmet kalitesi genel bir kalite sürecinin sadece bir sonucudur.Bu süreç içerisinde yaratılmayan ürünün kalitesi sadece bir tesadüften ibarettir.Çok kısa bir süre sonra o ürünü üreten firma maliyetleri indirmek adına veya başka bir bahaneyle kaliteli üretimden vazgeçecektir.Kalitenin süreç olarak algılanması gerekir.Kalite bir yaşam felsefesi,yeni bir yönetim anlayışı ve insan ilişkileri bütünüdür.Kalite;insanın ve insan doğasının keşfinde sayısız bir yolculuk,yaratılış gizliliğin keşfinde bir duraktır.Kalite ;hayata,müşteriye,işe ve en önemlisi de insana saygıdır.Hertür iş insanla yapıldığına göre üretim sürecinin her aşamasında insana ve yaratıcılığına değer verilmeli teşvik edilmelidir ki beraberinde kaliteyi getirebilsin. Bu tanım gereği sonuçtan yola çıkıp kaliteyi bir işletmede hayata geçirmek,sadece mal ve hizmetlerin kalitesini yükselterek zor ve pahalı bir iş gibi görünmektedir.Oysa bu sadece görünüştür..Kalite elde etmek ne zor ne de pahalıdır.Bu sadece bir algılama problemidir.Herşeyde olduğu gibi bunun içinde önemli bir başlangıç noktası vardır.Bu nokta, başlangıçta istek ve azimdir.Şöyle düşünelim;bir firmanız var ve bu firma reklam hizmeti veren bir firma.Firmada iştanımları ve işplanları yok.Kimin ne işi yaptığı belli değil.Bu firmanın kendine hedef edinilmiş bir misyonu ve vizyonu yok.Yani kimse ne için çalıştığını bilmiyor.Çalışanlar son derece sağlıksız koşullarda çalışıyor ve yaratıcılıklara izin verilmiyor.O firmada hergün kişisel problemlerle ve yetki çatışmalarıyla uğraşılıyor.İş analizleri yapılmadığı için işe uygun olmayan kişiler işi nasıl yapacağını bilmeden yapıyor.Ve hergün müşterilerinin beğenmediği veya zorla beğendirildiği reklamlar üretiliyor.Düşünün bu firma hergün müşterilerini memnun etmemek için hizmet üretiyor ve elemanlarına maaş ödüyor.Bu firmada birşeylerin değişmesi için sizce neye ihtiyaç var, sadece bunu değiştirmek istemek yetmezmi!. Değişim yerine kolaycılığa kaçan reklam ve imaj için kalite belgesi almak isteyen firmalarda hiç az değildir.Aslında kaliteye inanmak gerekir.Aksi takdirde ISO ve benzeri bir kalite belgesi almak ek külfet ve maliyetten başka bir şey olmayacaktır. Kaliteyi istemek kaliteyi elde etmek için de yeterli değildir. Bunun için ciddi ve sürekli bir eğitim sürecinin göze alınması gerekir. Bir firma için bu süreç hedeflerin amaçların belirlenmesi,stratejilerin saptanması,iş tanımlarının ve planlarının eksiksiz yapılması,müşteri beklentilerini tatmin etme odaklı personel eğitimini ve yapılanmanın gerçekleştirilmesi önşart olarak kabul edilmelidir. Bu sürecin nihai amacı müşteri beklentilerini karşılamaktan ibarettir.Dolayısıyla ne zor ne de pahalıdır.Bu süreçle birlikte kalite konusunda giderek bilinçlenen toplumsal yapı içinde rekabete dayanıklı,gerçekten kaliteli üretim yapan çalışanları ve tüketicileri mutlu bir firma doğmuş olacaktır. Haftaya buluşmak dileğiyle... Av.Birant Esinoğlu
|