shadow_left
Logo
 
Anasayfa arrow Makaleler arrow KARAR İPTALİ
 
Shadow_R
 

Anasayfa
Haberler
Buluşlar, Buluşçular
Teknoloji Projeleri
Bilgi Platformu
Beyin Makinası
Makaleler
Koruma-Takip Sistemi
Basında Biz
Şubelerimiz



Hızır Patent Servisi
Müşteri İletişim Formu
Hizmet Talep Formu
Online Araştırma Formu
Stratejik Ortaklarımız
 
TELİF HAKLARI
 
KARAR İPTALİ PDF Print E-mail

Patent, Marka, Tasarım, Faydalı Model gibi sınai hakların tescil edilerek korunması bakımından  tek yetkili  mercii merkezi Ankara’da bulunan Türk Patent Enstitüsüdür. 544 sayılı kararname ile 1994 yılında kurulan Türk Patent Enstitüsü, kendisine yapılan sınai mülkiyet haklarını incelemek ve yasaya uygunsa tescil etmek, değilse reddetmek hakkına sahiptir. Sözgelimi bir markanın tescil için başvurusunda Türk Patent Enstitüsünün  marka uzmanları bu markanın tescil edilip edilemeyeceğini  belirlemek için bir ön inceleme yaparlar. Marka daha önce tescil edilmiş bir başka markaya benziyor mu, tescil edilmek istenen sınıfta ürünün niteliğini, vasfını göstermek gibi bir engel taşıyor mu, kamu düzenine ahlaka aykırı durumu var mı, uluslar arası anlaşmalardan doğan hakları ihlal ediyor mu vb. gibi yasanın koyduğu kriterler çerçevesinde bir inceleme yaparlar. Enstitünün bu incelemenin sonucuna göre markayı yayına çıkarmaya veya daha başlangıçta reddetmeye hakkı ve yetkisi vardır.  Enstitünün diğer sınai haklarda da benzer yetkileri vardır. Bazısında kendiliğinden inceleme yapabilirse de bazısında itiraz üzerine işlem yapar. Neticeten ortada  Enstitünün konuyla ilgili bir kararı vardır.

 

                           Enstitünün bu kararının hem fiili hayat, hemde hukuki durum bakımından ciddi sonuçları vardır.   Sınai mülkiyet  başvurusunda bulunan , yada başvuruda bulunmamış olsa bile  itiraz vb. gibi bir işlem yapmış olan herkes sonunda Enstitünün bir kararı ile karşı karşıya kalır.  İlgili kişi bu kararı beğenmezse, usul ve yasaya aykırı bulursa ne yapmalıdır? Öncelikle mevcut sınai mülkiyet yasalarına göre Enstitünün her türlü kararına karşı yargı yolu açıktır.  Ancak yargı yoluna başvurabilmek için Enstitü nezdinde müracaat ve itiraz yollarının tüketilmesi gerekir. Sözgelimi bir marka müracaatında bu marka uzman önincelemesinde reddedilmişse buna karşı markalar dairesine itiraz edilmesi gerekir. Buradan da red cevabı çıkarsa Enstitünün en üst karar organı olan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme kuruluna itiraz etmek gerekir. Bu kurulun kararı kesindir. Yani Enstitü nezdinde müracaat edilmesi gereken başka bir yer yoktur. Bu son kararı alan ilgili kişi sözkonusu olan durum markayla ilgiliyse 2 ay içinde dava açmak zorundadır.

                           Dava Enstitü kararının iptali içerikli olduğu, Enstitüde Ankara’da bulunduğu için davanın Ankara da açılması açılması gerekir. Ankara’da bu konulara bakan yeni özel bir mahkeme kurulmuş olup, davanın bu mahkemede açılması gerekir. Davayı açarken diğer önemli bir husus enstitü yanında başka bir ilgili daha varsa onunda dava edilmesi gerekir. Örneğin sizin markanıza itiraz eden bir şirket varsa o ve karar bu itiraz üzerine çıkmışsa şirketinde davalı gösterilmesi gerekir.

                           Açılan dava hangi sınai hakla ilgiliyse o konuyu ilgilendiren kanun çerçevesinde durum değerlendirmesi yapılır. Örneğin Enstitünün kararı 556 sayılı markalar kararnamesini ilgilendiriyorsa konu bu kararname hükümleri çerçevesinde ele alınır. Eğer bir endüstriyel tasarımla ilgiliyse dava, 554 sayılı tasarımların korunması hakkında kararname çerçevesinde görülür. Mahkemenin kararı ortaya çıktığında (kanun yolları tüketilip kesinleştiğinde) başka bir müracaat mercii yoktur ve karar herkesi bağlar.

                           Haftaya buluşmak dileğiyle...

                           Av.Birant Esinoğlu

     

 
< Prev   Next >