shadow_left
Logo
 
Anasayfa arrow Makaleler arrow KORSANLA SAVAŞ
 
Shadow_R
 

Anasayfa
Haberler
Buluşlar, Buluşçular
Teknoloji Projeleri
Bilgi Platformu
Beyin Makinası
Makaleler
Koruma-Takip Sistemi
Basında Biz
Şubelerimiz



Hızır Patent Servisi
Müşteri İletişim Formu
Hizmet Talep Formu
Online Araştırma Formu
Stratejik Ortaklarımız
 
TELİF HAKLARI
 
KORSANLA SAVAŞ PDF Print E-mail

Toplam kitap ve CD pazarının %50’sine varmış olan korsan sektörü, çok  büyük maddi kayıplara yol açıyor. Bu nedenle gerek yazarlardan gerek sanatçılardan  artarak gelen şikayetler basının en önemli gündem maddelerinden birini  oluşturuyor. Hemen hergün bu konuyla ilgili bir yazıya rastlamak mümkün. Peki bu kadar şikayet konusu olduğu ve bu kadar maddi kayba yol açtığı halde korsan satışı neden önlenemiyor?

                        Olayın iki yönü var: Birincisi bakanın açıklamasına göre %17’lere varan işsizlik.  Asıl sosyal yara budur. Ülkemizin genç nüfusu iş bulamayınca birkaç kitap veya CD alıp işportacılık yapmaktan başka yol bulamıyor. Bu sosyal yara bu kadar büyük olduğu sürece siz hangi yasayı çıkarırsanız çıkarın etkili olmuyor. Birini yakalasanız onun yerini başka birisinin alması an meselesi.  Dolayısıyla öncelikli iş istihdam yaratacak yeni iş alanlarının açılmasıdır.

                        Olayın bir diğer yönüde mevzuattaki boşluk. Korsan kitap ve CD satışını yasaklayan kanun, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserlerinin korunması hakkında ki kanun. Bu kanun etkili cezalar getirmesine karşın işlenen suçu şikayete bağlı suç saymaktadır. Yani sokakta korsan kitap ve CD satan işportacı kimse kendisinden şikayetçi olmadığı sürece rahatlıkla satışını yapabilmektedir. Her cadde her sokak böyle satıcılardan geçilmediği için hak sahipleri hangisinden şikayetçi olsunlar? Bu satıcılar zaten hak sahiplerinin baskınından çok belediye zabıtasından korkmaktadırlar. Çünkü hiç olmazsa zabıta haksız sokak işgalinden dolayı derhal işlem yapabilmektedir! Oysa diyelim bir sanatçının yada yayın evinin bu işlemi yapabilmesi için önce  satıcının ismini tespit etmesi, sonra savcıya gitmesi gerekir. Bunu yapabilmek için avukat tutması ona yüklüce ücret ödemesi gerekir. Bundan başka işlemi yaptırabilmek için gereken Ülkemize has ekstra(!) ödemeleride yapması gerekir. Bir yayın evinin hergün bu işlemi yaptığını düşünün! Yayınevi yada programcı yada eser sahibi asıl işinimi yapsın yoksa bunların peşindenmi koşsun? Doğal olarak korsan kitap ve CD satışının önüne geçilememektedir.

                        Bu nedenle hiç olmazsa sokakta vergi kaydı olmadan, herhangi bir yerden izin almadan korsan kitap ve CD satanlar için suç tanımının şikayete bağlı suç olmaktan çıkarılması gerekir. Böyle yapılırsa kolluk kuvvetleri kendiliğinden bu tür suçlara müdahale edebilecek ve kısmende olsa korsan satışının önü alınabilecektir.

                        Bu mevzuat değişikliği zor bir karardır. Çünkü kim ne derse desin korsan olayı işsizliği absorbe etmek için gözyumulan bir fenomendir.  Ama uzun vadede ülkenin ekonomik damarlarını kestiği için de son derece zararlı bir olaydır.    İktidarın bu zor kararı alması ve suç tanımını değiştirmesi uzun bir zaman erimi içinde ülkenin kaynaklarının rasyonel kullanımına yol açtığı için son derece yararlı olacaktır. Zaten şu an için bile kaybın milyar dolarlarla ifade edildiği bir alanın ortadan kaldırılmasının yararları ortadadır.

                        Bu alanda son şikayet mahkemelerle ilgili şikayetlerdir. Gerçektende hakimlerimiz bu tür suçları diğerlerine göre daha önemsiz görmektedirler. Bu yüzden ihtisas mahkemelerinin özel bir eğitimden geçirilmesinin son derece yararlı olacağı inancındayım.

                        Haftaya buluşmak dileğiyle...

                        Av.Birant Esinoğlu                

 
< Prev   Next >