shadow_left
Logo
 
Anasayfa arrow Makaleler arrow MARKA SORUNLARI
 
Shadow_R
 

Anasayfa
Haberler
Buluşlar, Buluşçular
Teknoloji Projeleri
Bilgi Platformu
Beyin Makinası
Makaleler
Koruma-Takip Sistemi
Basında Biz
Şubelerimiz



Hızır Patent Servisi
Müşteri İletişim Formu
Hizmet Talep Formu
Online Araştırma Formu
Stratejik Ortaklarımız
 
TELİF HAKLARI
 
MARKA SORUNLARI PDF Print E-mail

Türkiye’de halihazırda 400.000 civarında aktif tescilli marka bulunmaktadır. Bu markaların bir kısmı Türk, bir kısmı yabancılara ait markalardır. Rakamın büyüklüğü Türk işletmecisinin markanın önemini anladığını göstermektedir. Fakat yılların firması olup da markası hala tescilli bulunmayan birçok işletmemiz var. Bu işletmelerimiz markalarını tescil ettirmek istediklerinde birçok sorunla karşılaşabilirler veya karşılaşmaktadırlar. . Bu sorunların bazılarını ve olası çözümlerini ele almak istiyorum.

          Bilindiği gibi bir markayı tescil ettirmek istediğimizde bazı koşullar bulunmaktadır. Bunların başında o markanın tescil edilmek istenen sınıfta birebir aynısının veya ayırdedilmeyecek kadar benzerinin tescilli olmaması gerekir.  Yine bir başka koşul markanın bir meslek grubunu karşılamaması, malın vasıf ve niteliklerini, coğrafi kaynağını  göstermemesi, halka mal olmuş tarihi, milli veya dini simgelerden oluşmaması, bir başka ülkenin yada uluslar arası bir birliğin adı veya sembollerinden olmaması, markanın kamu düzenine ve ahlaka aykırı olmaması gerekir. Bu koşullardan biriyle karşılaşıldığında markanız tescil edilmez. Bu koşulları Türk Patent Enstitüsü kendiliğinden araştırır. Enstitü uzmanı eğer bu engellerden birisini görürse kendiliğinden markayı reddeder. Bunun dışında marka yayına çıktığında markasına benzeyenlerde itirazla markanın tescilini engelleyebilirler.

          Böyle bir durumda bir markayı uzun yıllardan beri kullanmış, halk nezdinde yaygınlaştırmış ve tanıtmış bir işletme sahibi ne yapmalıdır?  

          Markalar kararnamesi bir markanın kime ait olduğu tartışıldığında öncelikle tescilli olan markayı esas almaktadır. Ancak istisnai olarakda kullanıma bir hak vermiştir. Buna göre bir firma markasını uzun yıllar boyunca kullanmışsa, o marka üzerine yatırım yapmış markayı tanıtmak için reklam ve benzeri faaliyetlerde bulunmuşsa bu husus kanıtlanmak şartıyla markanın tescili mümkün olabilmektedir. Bu işlem fiili olarak tescil edilemeyeceği bilinerek bir markanın müracaatı ile başlatılmakta estitünün reddi üzerine gerekli ve yeterli belgeler konularak enstitü kararına itiraz edilmekle gerçekleştirilmektedir. Enstitü kanıtları yeterli görürse markayı tescil eder. Eğer yeterli olmadığı kanaatine varırsa reddeder. Bu durumda hak sahibinin enstitü kararını ortadan kaldırmak ve markayı tescil ettirmek için mahkemeye gitmesi gerekir.

          Bir başka sorun şirket ünvanı ile marka karşı karşıya geldiğinde yaşanmaktadır. Bir çok işletmemiz şirket ünvanının Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı olmasını marka tescili sanmaktadır. Hatta şirket kuruluşu sırasında araştırma yapıldığını aynı isimde bir unvan bulunduğu için ünvanını değiştirdiğini ileri sürerek markasının tescilli olduğunu belirtir. Bu tamamen yanlış bir bilgilenmedir.  Şirketlerin unvan tescili ile marka apayrı şeylerdir. Bir marka ulusal hatta tescilli ise uluslar arası koruma sağlar. Markanın tescilli olması bir başkasının bunu kullanmasını meneder. Oysa Ticaret Sicil Kaydında bulunan ünvanın böyle sonuçları yoktur.  Hatta tescilli marka sahibinin bir başkasına ait kayıtlı ünvanı kaldırmak için dava açmak hakkı bile vardır. Yani bir marka ile unvan karşı karşıya geldiğinde ünvanın hiçbir değeri yoktur.

          Bir başka marka sorunu markanın hiçbir yolla tescil edilememesidir. Bu durumda yol yakınken yeni bir marka oluşturmak ve o markayı tescil ettirip piyasada tutundurmak gerekir. Aksi takdirde yıllar sonra birisinin çıkıp markayı değiştirme talebi çok daha ciddi sorunlara yol açacaktır.  Yılların yatırımının boşa gitmesi bir yana markanın tanınmışlığından bir başkasının istifade edecek olması daha da üzücü bir sonuçtur.

          Bu sorunlarla karşılaşmamak için yapılacak şey bilgilenmeyi arttırmak ve zamanında harekete geçmektir.

          Haftaya buluşmak dileğiyle...

 

Av.Birant Esinoğlu

 

         

         

         

 
< Prev   Next >