|
Şirketlerin hayatında bir sonraki adımı görebilmek, geleceğin pazar durumunu tahmin etmek şirketin bekası açısından son derece önemlidir. Şirketler iyi şeylere de kötü şeylere de her zaman hazır olmalıdırlar. Özellikle de kötü şeylere. Kotler’in dediği gibi “sıkıntıyı öngöremeyen şirket, gerçek sıkıntıya doğru sürükleniyor demektir.” Bu nedenle bir çok şirket geleceği tahmin etmek adına özel danışmanlarla çalışmayı tercih ederler. Fakat geleceği tahmin etmek çok zordur. Serbest Pazar ekonomisi çok bilinmeyenli bir denklem gibidir. Olasılıklar, etkili faktörler çok fazla, değişim çok hızlıdır. Bu yüzden ‘birçok seçkin gözlemci öyle çok yanlış tahminde bulunmuşlardı ki… Thomas Edison, ‘gramofonun bir ticari değeri yoktur” diye fikir yürütmüştür. Yale’nin tanınmış ekonomi Profesörü Irving Fisher, Eylül 1929’da Walt Street’in çökmesinden hemen önce (yani Amerika tarihinin en büyük bunalımının patladığı tarihden hemen önce) şöyle demiştir: ‘hisse senedi fiyatları, uzun süre bu seviyede sabitlenecektir.’ IBM’den Thomas J.Watson, 1947’de şunu söylemiştir: ‘Dünya’da beş bilgisayarlık bir Pazar olduğunu düşünüyorum’ Digital Equipment Corporation’un eski CEO’su Ken Olson, 1977 yılında şöyle demiştir: “sıradan insanların evinde bilgisayar olması için hiçbir neden yok”. GE’nin (General Elektrik) emekli başkanı Jack Welch, kariyeri boyunca üç tahmin hatası olduğunu itiraf etmiştir. ABD’de enflasyon yüzde 20’lerde seyrederken enflasyonun iki haneli rakamlarda kalacağı tahminini yürütmüştür. Petrol varil başına 35 doları bulduğunda, petrol fiyatlarının 100 dolara yükseleceğini tahmin etmiştir. Japonya altın çağını yaşarken, Japonların daha fazla Amerikan Endüstrisini yerinden etmeye devam edeceği tahminini ileri sürmüştür. Bir araba şirketi hakkında şöyle bir hikaye anlatılır: söz konusu şirket, yeşil araba satışında ani bir artış olduğunu görünce, bu arabaların üretimini arttırmıştır. Şirket bayilerin yeşil arabalardan kurtulmak için fiyatlarında esaslı bir indirim yaptıklarını fark etmemiştir. Görüldüğü gibi geleceği tahmin etmek zordur ve dolayısıyla danışmanlara tam anlamıyla güvenmekte zordur. Kotler iki türlü ekonomik danışman bulunduğunu ileri sürüyor: geleceği tahmin edemeyen ve bunun farkında olanlar ile geleceği tahmin edemeyen ve bunun farkında olmayanlar. Bütün bunlara rağmen şirketler müşterilerinin ve ekonominin ne olacağını bilmek için danışmanlara “danışmalıdırlar” Ama daha iyisi ve “geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir.” Haftaya buluşmak dileğiyle.. Av.Birant Esinoğlu
|