shadow_left
Logo
 
Anasayfa arrow Makaleler arrow TASARIMDA ESKİ ALIŞKANLIKLAR
 
Shadow_R
 

Anasayfa
Haberler
Buluşlar, Buluşçular
Teknoloji Projeleri
Bilgi Platformu
Beyin Makinası
Makaleler
Koruma-Takip Sistemi
Basında Biz
Şubelerimiz



Hızır Patent Servisi
Müşteri İletişim Formu
Hizmet Talep Formu
Online Araştırma Formu
Stratejik Ortaklarımız
 
TELİF HAKLARI
 
TASARIMDA ESKİ ALIŞKANLIKLAR PDF Print E-mail

Tasarımların teşvik edilmesi ve tasarım kültürünün geliştirilmesi bir ekonominin rekabet gücünün arttırılması açısından çok önemlidir. Bu aynı zamanda markalaşma açısından da çok önemli bir konudur. Çünkü bir markayı tüketici nezdinde farklılaştıran unsurlar açısından  ürün tasarımı  en önde gelen özelliktir. Türkiye uzak doğunun ucuz fiyat  rekabeti karşısında tutunabilmek istiyorsa hem kalite hem markalaşma hemde tasarım alanında fark yaratmak zorundadır. 

                        Son yıllarda bu konuda ciddi ilerlemeler gerçekleşmekle birlikte, hala eski alışkanlıklar devam etmektedir. Bu alışkanlıklar arasında en çok rastlanan alışkanlık Fransız ve İtalyan tasarımlarının taklit edilmeleridir. Özellikle tekstil ve mobilya alanında üreticilerimiz kendi  tasarımlarını yaratacak yerde,  halda en kolay yolu seçip bu ülke tasarımlarını taklit etmektedirler. Bununla da yetinmeyip Türkiye’nin tasarımcılarıyla değil bu ülkelerin tasarımcılarıyla  çalışmaktadırlar. Örneğin desen tasarımında ülkemizde çok yaratıcı insanlar olmasına karşın İtalyan yada Fransız tasarımcılara desen tasarımı yaptırmak hala moda halinde devam eden bir alışkanlıktır. Hal böyle olunca yapılan tasarım tescillerinin çoğu ya yenilik unsurundan yoksundur yada bir başka ülkede yapılmış olanın birebir taklididir.  

                        Tasarım tescil ve uygulamalarında karşılaşılan sorunların tümü bu alışkanlıklardan kaynaklanmaktadır. Üreticilerimiz kendi tasarımları yerine başkalarınınkiler peşinde koşunca, bu ülkede bir tasarım kültürü oluşmamakta,  orijinalliği ve yaratıcılığıyla öne çıkan ürün sayısı bir elin parmaklarını geçememektedir.  

                        Bu alışkanlıklar patent haklarıyla uğraşan bizleri, daha da çok enstitüyü ve mahkemelerimizi uğraştırmaktadır. Uğraştıran konu şudur: tescil için başvurusu yapılan neredeyse 100 başvurunun 50’si zaten piyasada varolan yada Avrupalıların daha önce yapmış oldukları tasarımlardan alınmaktadır. Bu durumda o işi yapmakta olan diğer üreticiler açısından mahkemeler de yada enstitüde tasarımı iptal ettirmeye çalışmak.gibi son derece zahmetli bir uğraş konusu ortaya çıkmaktadır. Bu uğraşa girişmenin nedeni açıktır: tasarım tescili o tescili yapan kişiye son derece etkin müdahale imkanları sağlamaktadır. Üretimi durma noktasına getirmekten tutunda, hapis cezasına kadar bir dizi müeyyide ile karşılaşan üreticimizin başka bir seçeneği yoktur. Peki olay bu noktaya nasıl gelmektedir?

                        Bol miktarda uyuşmazlık çıkmasının altında yatan ana sebep yazının başında belirttiğim yeni ve orijinal tasarım yaratma ortamımızın zayıflığıdır. Asıl sebebin bu olduğuna hiç kuşku yok. Fakat bununla birlikte bir başka unsur daha vardır. Oda enstitünün tasarımlarda incelemesiz sistemi benimsemiş olmasıdır. Yani başvurusu yapılan tasarımlar enstitü tarafından yenilik unsuru yönünden incelenmezler. Ancak itiraz halinde bu inceleme yapılır.  Bu noktada bir boşluk bulunduğundan, bu boşluktan istifade edip haksız menfaat elde etmeye çalışan bir çok kişi, kendisine ait olmayan yada çok önceden piyasaya çıkmış ürün tasarımlarını kendi adlarına tescil ettirmeye çalışmaktadır. Uyuşmazlıkların çokluğunun bir diğer sebebi budur.

                        Bu durum nasıl ortadan kaldırılır? Yada soruyu şöyle soralım: bir üreticimiz bu haksız girişimi nasıl durdurabilir?  Sorunun cevabı gayet basittir: tasarım bültenlerini takip ederek ve zamanında itirazını yaparak.   Bildiğiniz gibi müracaatı yapılan her tasarım enstitünün her ay yayınlanan tasarım bülteninde ilan edilir. Bu yayından itibaren herkes, her ilgili bu tasarımlara belgelerini sunmak koşuluyla itiraz edebilir. İşte bu itiraz üzerine enstitü bir mahkeme gibi tasarımları yenilik ve ayırt edicilik yönünden incelemeye alır. Sonucunda itirazı reddeder veya kabul eder. Buna ben piyasanın tasarımlarda otokontrolü sistemi diyorum. Sistemin temelini bülten takibi oluşturur. Eğer bu takip yapılmazsa rakiplerin tasarım faaliyetlerinden haberdar olmak mümkün değildir. Ayrıca haksız girişimlere zamanında müdahale içinde bu takip son derece önemlidir.

                                   Av.Birant Esinoğlu

                                   This e-mail address is being protected from spam bots, you need JavaScript enabled to view it  

 
< Prev   Next >