shadow_left
Logo
 
Anasayfa arrow Makaleler arrow AMBALAJ SEKTÖRÜNDE TESCİL VE TAKLİTLER
 
Shadow_R
 

Anasayfa
Haberler
Buluşlar, Buluşçular
Teknoloji Projeleri
Bilgi Platformu
Beyin Makinası
Makaleler
Koruma-Takip Sistemi
Basında Biz
Şubelerimiz



Hızır Patent Servisi
Müşteri İletişim Formu
Hizmet Talep Formu
Online Araştırma Formu
Stratejik Ortaklarımız
 
TELİF HAKLARI
 
AMBALAJ SEKTÖRÜNDE TESCİL VE TAKLİTLER PDF Print E-mail

Çağımızın ‘ambalaj çağı’ olduğunu ileri sürmek abartılı bir düşünce değildir. Çünkü milyonlarca, milyarlarca malın üretildiği ve tüketildiği bir ortamda malın satışı üretiminden bile önemli hale gelmiştir. Tüketici mal ve hizmet ihtiyacını karşılarken seçenek bolluğu içinden ürünün sunuluş biçimi tarafından etkilenmekte, yönlendirilmektedir. Bu nedenle tüketici açısından ambalaj, bir malın kalitesi ve markası kadar önemlidir.

                        Bu noktadan yola çıkan yasakoyucu, malların amlabalajlarını korumak için çeşitli yasal düzenlemeler yapmıştır. Bunlardan 556 sayılı Markalar kararnamesi ve 554 sayılı tasarımlar kararnamesi ambalaj  koruması  açısından son derece önemli hükümler ihtiva etmektedir. Bir malın amlabalajı marka olarak tescil edilip korunabildiği gibi aynı zamanda 554 sayılı kararname çerçevesinde tasarım olarak da tescil edilip korunabilmektedir.

            556 sayılı kararname marka tanımını yaparken bu hususu ayrıca ve açıkca belirtmek ihtiyacını duymuştur. Bu tanıma göre;  ‘Madde 5 - Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar malların biçimi veya ambalajlarının gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir. Marka, mal veya ambalajı ile birlikte tescil ettirilebilir. ‘ Görüldüğü gibi bu haliyle ambalaj tescil edildiğinde bir markadır ve tescilli markanın sahip olduğu tüm hakları sağlar. Öte yandan 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında kararname ambalajı ayrıca tescil etme imkanı vermiş olup, bu haliyle ambalaj koruma altında olan bir tasarımdır.

            Ambalajın hem marka olarak hemde tasarım olarak tescil edildiğinde korunacağına kuşku yoktur. Fakat burada akla gelen soru şudur: marka ve tasarım nasıl bir koruma sağlar? Taklit edildiğinde sonuçları nelerdir?

            Bir defa ister marka olsun ister tasarım olsun sahibinin izni olmadan hiç kimse bunları üretemez, satamaz, ihraç veya ithal edemez, depolayamaz yani kısaca ticari olarak elinde bulunduramaz.  Eğer böyle bir durum ortaya çıkarsa taklitçi konumunda ki kişiye 2 yıldan 4 yıla kadar hapis, 30 milyar para ve 1 yıl işyeri kapatma cezası uygulanır. Ayrıca  taklitçiye karşı hapis ve para cezalarına ilaveten maddi ve manevi tazminat davaları açılabilir. Bu davalarda hak sahibi üç seçenekten birisine göre hesaplanmak şartıyla yoksun kaldığı kazancın karşılatılmasını isteyebilir. Bu üç seçenek şunlardan oluşur: 1- Eğer hak sahibi taklit edilmeseydi ne kazanacaksa onu, 2-Taklitçi taklit etmek suretiyle ne kazanmışsa onu, 3-Eğer hak sahibi lisans verseydi ne kazanacaksa onu isteyebilir. Bu üç seçenekten birisine göre hesaplanacak tazminata ek olarak malın ve işletmenin itibarı sarsılmış olacağından manevi tazminatta istenebilir.

            Uygulamada bunlar (özellikle cezalar) yıllar süren davalar şeklinde değil, savcılık ve polis aracılığıyla hızla uygulanabilmektedir. Savcılığa verilen bir dilekçe ile 1 yada birkaç gün içinde taklit mallar ve bu malların yapımında  kullanılan kalıplara el koyulmakta ve ceza davası hemen açılmaktadır.  Bunu yapmaya imkan veren şey gerek markalar kanununda ki gerek tasarımlar kanununda ki haksız rekabet eylemlerinin ‘acil ve acele’ işlerden sayılmasıdır. ‘Acil ve acele’ işlerde hem savcılık seri hareket etmek zorundadır hemde mahkemeler duruşmaları 30 günden fazla uzun bir tarihe atamamaktadır.

            Ceza davalarının ve mal toplamaların özelliği, takibi şikayete bağlı suçlar olmasıdır. Yani bir taklit eylemi olduğunda eğer hak sahibi şikayetçi olmazsa devletin organları kendiliğinden harekete geçmezler. Bunun yanında takibi şikayete bağlı suçlarda hak sahibi şikayetinden vazgeçerse davalar düşer. Eğer el konulmuşsa mallar geri verilir.

            Uygulamada bu tür davaların  çoğunlukla anlaşma ile sonuçlandığını taklit eden kişilerin tazminat ödemeye karar vermesiyle son bulduğunu gözlemekteyiz. Aksi takdirde sonuna kadar giden bir davalar zincirinin taklitçi için bir yıkım yaratacağı ortadadır. Bu duruma da sık sık rastlanmaktadır.

            Türkiye yaklaşık 50 yıldan beri bir taklit sanayi olarak işlemiş bulunduğu için bir çok kişi durumun farkında değildir. Oysa 1995 yılından beri yürürlükte olan bu hükümler artık herkesin malına, pazarına sahip çıkmasını sağlamakta, bir çok kişi bunun farkında olmadığı için büyük zararlara uğramaktadır.

            Ambalaj üreticilerimizin özellikle dikkat etmeleri gereken bir durumda kendilerine basılmak için getirilen ambalajların tescilli olup olmadığını bilmemeleridir. Artık bilmemek cezadan ve sorumluluktan kurtarmamaktadır. Herkes Türk Patent Enstitüsünün aylık bültenlerinde ilan edilen markalardan ve tasarımlardan haberdar kabul edilmektedir. Çünkü bunlar resmi yayınlardır. Eğer bilmeden yanlış bir şey yapmakla karşı karşıya kalmak istemiyorlarsa ya bültenleri takip etmek yada bir patent bürosuyla çalışmak zorundadırlar.

            Bugün artık ülkemizde iyice organize olmuş, konusunda uzman patent bürolarının var olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunlardan birisi temsil ettiğim Marmara Patent Bürosudur. Ofisimiz, 35 kişilik iyi eğitilmiş uzman kadrosuyla, teknik donanımıyla ambalaj üreticilerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde bir yetkinliğe sahiptir.

 

MARMARA PATENT OFİSİ LTD.ŞTİ

Av.Birant ESİNOĞLU

 
< Prev   Next >